(+90) 444 87 83

Teknelerin Yıldırıma Karşı Korunması ve Topraklanması

Yatçıların karşılaştıkları ölümlü vakaların %10’u yıldırım düşmesi sonucu meydana gelmiştir. Limanda bekleyen tekneler de yıldırım riski altındadır, ancak açıktaki bir teknede bu risk çok daha fazladır. Bu tehdidin derecesi, teknenin yapıldığı materyalle doğrudan ilişkilidir. Omurgası metal (çelik veya alüminyum) olan teknelerde doğal bir “Faraday Kafesi” oluşarak yıldırıma karşı koruma sağlanmış olunur. Ahşap teknelerde ise metal ve elektrik yüklü olan aksamı takip etmek suretiyle, yıldırımın şafttan denize doğru deşarj olacağına dair düşünceler vardır. Islak yelkenlerin elektrik akımını iyi bir şekilde ilettiği bilinmektedir ancak bu elektriğin tamamen denize iletileceği anlamına gelmez. Arma denen yelken gövde donanımlarının (yelkenleri tutan teller, halatlar) iletken metal aksamından suya doğru yönlenecek olan darbe, kaplama tahtalarını patlatarak tekne omurgasının delinmesine, yanmasına ve sonuç olarak da teknenin batmasına neden olabilir.

Fiberglas teknelerde de tıpkı ahşap teknelerde olduğu gibi “metal ve elektrik yüklü olan aksamı takip ederek yıldırımın şafttan denize doğru deşarj olacağı” düşüncesi hakimdir. Risk olarak ise, fiber teknelerin üzerindeki çarmıh ayaklarının bağlı olduğu metal kısımlarda yıldırım nedeniyle gövdeyi patlatabilecek etkiler oluşma ihtimali, eriyen elektrik kablolarının fiberglası tutuşturma ve yanan fiberglasın zehirli gazlar yayma ihtimali söz konusudur. Yıldırımın nadiren tel halatlar üzerinden aktığı düşünülür. Genellikle geniş kesitli ve düşük dirençli alüminyum direk üzerinden geçerek teknenin elektrik tesisatına yönlenerek, motor ve motor şaftı üzerinden deşarj olacağı varsayılmaktadır. Bu durumda marş motoru, dinamo ve şaft yataklarının zarar görmesi muhtemeldir.

Bazı teknelerde koruma tedbiri olarak en yüksek konuma yerleştirilen metal çubukların, kendisine bağlı bir iletken vasıtası ile yıldırımı suya ulaştırabileceği düşünülmektedir. Bazı teknelerde ise baş tarafta suya salınmış bir anottan, kıç tarafta salınmış anota sürekli elektrik akımı oluşturularak yıldırımdan korunmaya çalışıldığı biliniyor. Yine de su içinde yıldırıma karşı en etkili korumanın karada da olduğu gibi “Faraday Kafesi” olduğu, bu kafesin oluştuğu teknelerin daha güvenli oldukları düşünülmektedir. Ancak birçok teknenin, yapısı itibari ile bu doğal savunma mekanizmasına sahip olamaması nedeniyle, denizde de karada olduğu gibi aktif bir yıldırımdan korunma sistemine olan ihtiyaç ortaya çıkmıştır. Zira herhangi bir korunma tedbirinin bulunmadığı bir tekne, devamlı olarak yıldırım riski altında olacaktır.

Şekil 1

 Şekil 1: Tekneler için özel olarak geliştirilmiş “AMPER” Aktif Paratoner

Topraklama Tedbirleri

Deniz vasıtalarında topraklama yapılırken önce içeride yer alan cihazların topraklamasıyla başlanır. Cihazların toprak hatları tali panolardaki toprak barasına, tali panolardaki toprak baraları ana dağıtım panosunun toprak barasına bağlanır. Buradan da teknenin su hattının altına monte edilen topraklama plakasına bağlanır. Bu plaka, tuzlu suya dayanıklı yapıda olmalıdır ve kesinlikle boyanmamalıdır. Bazı teknelerin gövdesi metal olsa bile boyandığı için gerektiği gibi iletkenlik yapamaz.

Yapılan bir başka topraklama çeşidi de “statik elektriğe” karşı topraklamadır. Tanklar, makine şaftları, dümen vb. kısımlar aynı topraklama plaketine bağlanır. Navigasyon vb. elektronik cihazların topraklaması için ise ikinci bir plaka kullanılabilir. Bu cihazlarda oluşabilecek parazitleri gidermek amacıyla önemlidir.

Şekil 2

Şekil 2: Teknelerdeki kabloların parazitlenmesi önlemek için özel olarak geliştirilmiş “LICON” düşük empedanslı topraklama iletkeni

Şekil 3

Şekil 3: Tekneler için özel olarak geliştirilmiş “GR-MARINE” topraklama

Aşırı Gerilimden Korunma Tedbirleri

Teknelerde en sık yıldırımdan etkilenen aksamlar haberleşme anten sistemleridir. Bunun için ise tekne elektrik-elektroniği ile uyumlu teknik değerlere sahip olan ve bağlı bulunduğu ekipmanı koruma altına alabilecek kapasitede olması beklenen parafudr ürünleri kullanılmalıdır. Özel olarak deniz araçları için kullanılan gerilim düşürücüler, Avustralyalı anten üreticisi “Moonraker” tarafından üretilmektedir.

Şekil 4

Şekil 4: Tekneler için özel olarak geliştirilmiş aşırı gerilim koruma ürünleri

Yaşanmış Örnekler

· İsmail Korkut – Polyester (Beneteau) yelkenli tekne kaptanı

· Yıl: 2006

· Yer: Marmaris/Türkiye

"Yer Marmaris, hava hortum, çevremi göremiyorum. Her yer su sütunu. Tekneye sahip olmaya çalışıyorum. 1 metre görüş imkanım yok. Başa gittim. Demiri salladım. Amacım tekneye sahip çıkmak. Arkaya ancak koşup dümene geçmiştim ki, bir sarı ışık tüm direk, kamara içini sardı. Bir gürültü. Yıldırım düştü, direk, iç direk, çarmık ve salma bağlantısı yoluyla denize ulaştı. Tüm elektronik ve elektrik donanımı sıfırlandı. Alternatör saplamasından kopmuş. Banyodaki karşılıklı her iki ayn, mermi yemişçesine paramparça, motor çalışmaya devam ediyor. Ben dümenden yere fırlamışım. Tekne içerisinde kadınlar ve çocuklar panikten ağlamaya başladılar. Can kaybı ve yaralanma olmadı. Ancak tüm aksam yenilendi."

· Henk de Velde – Hollandalı ünlü denizci ''Campina'' isimli 17 metrelik sac teknesiyle…

· Yıl: 2002

· Lokasyon: Hawaii-Alaska açıkları

''Kuzeye doğru çıktıkça meteoroloji tahminleri fırtınaların beni beklediğini söylemekteydi. Hawaii'den 700 mil kadar uzaklaşmışken kuvvetli bir fırtınaya girdim. Rüzgar çok şiddetli değil, ancak hava çok elektrikli idi. Bir ara büyük bir gümbürtü duydum. Tüm tekne bir ateş topu ile çevrilmiş gibiydi. Vucudum şok altında kasıldı ve ağrılar hissettim. Talihliymişim ki bu durum sadece bir iki saniyecik sürdü ve kendime geldim. Tekneyle ilgilenebildiğimde tüm sigortaların yanmış olduğunu gördüm. Sigortaları değiştirince elektrik sistemi çalıştı. Ancak bilgisayarım çalışmıyordu. Motoru çalıştırmayı deneyince dinamonun aküleri şarj etmediğini fark ettim. Bunun üzerine jeneratörümü devreye aldım, ancak düzgün çalışmadı ve akım üretmedi. Bir gece boyunca elektrik sistemini tamir etmekle uğraştımsa da, aküleri şarj etmeyi beceremedim. Rüzgar jeneratörünün de hasarlı olduğunu görünce geri dönmeye karar verdim. Aküleri şarj etme imkanı olmadan seyre devam etmenin iyi denizcilik olmayacağına inanıyorum, zira tüm navigasyon, oto pilot ve teknenin emniyetini sağlayan sistemler akülerden beslenmekteydi...''

Teknelerin Yıldırıma Karşı Korunması ve Topraklanması

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin !

 

Amper paratoner, 40 yılı aşkın süredir yurt içi ve yurt dışında birçok yıldırımdan korunma ve topraklama projesini başarıyla üstlenmiş, Türkiye'nin lider paratoner sistemleri uygulayıcı firmalarındandır. Amper paratoner, iç yıldırımlık, dış yıldırımlık, topraklama, yıldırımdan korunma ve uçak ikaz sistemleri konularında hizmetler vermektedir. Amper paratonerin çözüm ortağı Amper Enerji ise, topraklama ölçümü, paratoner kontrolü ve paratoner bakımı konularında hizmet vermektedir. Siz de binanız için profesyonel ve güvenli yıldırımdan korunma çözümleri arıyorsanız, Amper Elektrik ve Paratoner olarak, uygun maliyetli çözümler sunmaya hazırız.